defterk

DOĞU KARADENİZ: BATUM-2

28 Eylül 2017 Perşembe 10:04
dogu-karadeniz-batum-2

Muharrem Çifcibaşı gezdi, gördü ve yazdı...




               Doğu Karadeniz turumuzun ikinci gününe sabah saat 5.00’te başlıyoruz. Bir an önce sınır kapısına ulaşıp, işlemleri yaptırdıktan sonra Batum’ u tanımak istiyoruz. Rehberimiz geç kalmamız halinde geçiş için saatlerce sıra beklemek zorunda kalacağımızı belirterek grubun hızlı hareket etmesini istiyor.

Sınıra çok yakın bir otelde konaklama avantajını kullanarak, 15 dakikada sınıra ulaşıyoruz. Görevli memurlar belgeleri inceledikten sonra, evrakları tam ve yurt dışı çıkışında sorun olmayanların işlemlerini hızla yapıyorlar. Grubumuzdan bazı arkadaşlar eksiklik evrakları nedeniyle kapıdan geri çevrildiler. Bu grup için üzücü bir durum olsa da onlara alternatif bir program planlanmıştı.

            Her iki gümrük kapısında, yaklaşık bir saat süren işlemlerin sonunda bizi bekleyen bir otobüsle Batum’a hareket ettik. İlk işimiz liramızı lariye çevirmek oldu. Azerbaycan’a ait Socar yakıt istasyonunda bulunan döviz bürosunda ihtiyacımız kadar Türk Lirasını Gürcistan Larisine çevirdik. Ülkemize göre oldukça geri kalmış olan Gürcistan’ın parası bizim paramızdan daha değerli olmasına hayret ederek, 100 TL’nin karşılığı olarak 66 Lari alabildik.

Komşumuz Gürcistanın en popüler şehirlerinden birisi olan Batum, son zamanlarda ülkemizde de gözde gezi turu merkezi konumuna geldi. Özerk Acara Cumhuriyeti’nin başkenti Batum, tarihi ve kültürel geçmişi, sıcakkanlı insanları, şahane doğası, lezzetli mutfağı ile keşfedilesi bir şehir. Gürcistan’ın Karadeniz kıyısında yer alan şehir, Artvin ve Ardahan illerimizin sınırında, Sarp sınır kapısından sadece 20 km uzakta yer alıyor.

Manolya ağaçlarının eşlik ettiği geniş bulvarları, heykellerin süslediği parkları, tertemiz sahilleri, Roma, Bizans, Pontus, Osmanlı ve Sovyet izlerini taşıyan tarihi dokusunun özenle korunduğu ilginç ve etkileyici mimariye sahip binaları ile Batum, eski ve yeninin; yeşil ve mavi ile harmanlandığı bir şehir.

Hizmet sektörü fazla gelişmiş olmamakla birlikte, kendilerini geliştirmeye açıklar. Turizm sektörü, kumar sektörü kadar gelişmiş değil. Yemekler bizim damak tadımıza uygun düşmedi. Öğle yemeği içi uğradığımız Osmanlı Lokantası’nın işletmecisi Karadenizli bir Türk çalışanlar ise Gürcü vatandaşları idi. Güler yüzlü çalışanların Türkçe telaffuzları bizim kulağımıza hoş geldi.

            Gezimizin ilk durağı Botanik Bahçesi oldu.  Dünya’nın en büyük 2. Botanik Bahçesi olan Batum Botanik Garden, şehrin 10 kilometre kadar kuzeyinde yer alıyor. Karadeniz’in kıyısında Mtsvane Kontskhi bölgesinde yer alan bahçe, 100 yıldan fazla geçen süreye sahip. 5000’den fazla bitki türü barındıran bahçe,  ziyaretçilerin uğrak yeri. Güzel dizayn edilmiş, dünyanın her tarafından getirilmiş ağaçlar ile tam bir oksijen deposu. Bizim dikkatimizi çeken Bambu Ağaçları ve bu ağaçlardan yapılan hediyelik eşyalar oldu.

            Tekrar Batum Merkezine dönerek belirli süreler ile tarihi yapıtları görme ve fotoğraf çekme imkânı bulduk. Bunları tanıtmak gerekirse;


Batum Bulvarı; Batum sahil şeridinde, Karadeniz kıyısı boyunca uzanan Batum Bulvarı, dünyanın en uzun bulvarlarından birisi. Dağ ve deniz arasında kurulmuş şehirlerin cazibesini taşıyan Batum’u yaşamın en iyi yollarından biri de, bu bulvarda uzun yürüyüşler yapmak. Batum sahili bizdekilerin aksine alabildiğine yeşil kalabilmiş. Denize yakın alanlar beton yığınlarına teslim edilmemiş.

Medea Heykeli; Avrupa Meydanı’nın ortasında yükselen, elinde altın post olan Medea Heykeli, Batum’a her gelenin mutlaka uğradığı bir yer. Altın Post, Yunan mitolojisinde ihtişamı, zenginliği ve iktidarı sembolize eden postun adı. Şehri yürüyerek gezenler, hemen her yerden görülebilen şehrin bu simge yapısı ile yollarını kolayca bulabilirler.

Alfabe Kulesi; Gürcüce, 2000 yıllık alfabesiyle yaşayan en eski dillerden birisi. Dünyada halen kullanılan 14 alfabeden biri olan Gürcü Alfabesine ithafen, üzerinde Gürcü alfabesinin 33 harfinin yazılı olduğu, 130 m. yüksekliğindeki Alfabe Kulesi, Radisson Hotel’in hemen yakınında yer alıyor.

Tiyatro Meydanı; Batum için bir heykeller şehridir denebilir; Tiyatro Meydanı’nda yer alan deniz tanrısı Poseidon Heykeli ise şehrin en görkemli heykellerinden birisi. Tiyatro Meydanı’nda yer alan 625 sandalyeli, 125 yıllık geçmişe sahip opera binasını da görmeden geçmeyin.

Batum Piazza Meydanı; Burası şehrin merkezi de sayılabilecek bir yer. Sık sık konser ve konferanslar için de kullanılan meydan, mimari özellikleriyle tipik bir İtalyan meydanını anımsatıyor. Meydanın orta kısmındaki alanda yere döşenmiş mozaikler dikkatlerden kaçmamalı.

Ali ve Nino Heykeli; Amerika’da yaşayan heykeltıraş Tamara Kvesitadze’nin, Azeri yazar Kurban Said’in, Azerbaycanlı genç ile Gürcü kız arasındaki aşkı anlattığı “Ali ve Nino” öyküsünden esinlenerek yaptığı heykel, Aşk Heykeli olarak da adlandırılıyor. Müzik eşliğinde dönerek pozisyon değiştiren bir kadın ve bir erkekten oluşan, 7 metre yüksekliğindeki metal heykeller, birbirlerine doğru hareket ederek her 10 dakikada birleşiyor.

Kutsal yerleri ziyaret edin; Acara halkı, Roma döneminde Hristiyanlığı kabul etmiş. Osmanlı’nın Kafkasya bölgesini fethiyle birlikte, 15. yüzyıldan itibaren halkın büyük bölümü Müslümanlığı benimsemiş. Batum (Orta) Camii; Neo-Gotik tarzda inşa edilmiş 3 kubbeli Virgin Mary Kilisesi; Piazza Meydanının hemen yakınındaki St Nickolas Church görülebilir.


Kilise ziyareti sırasında ayine izleme imkânımız da oldu. Kiliseleri oldukça süslü ve bol miktarda ikon ve heykelciklerle dolu. Kilise bahçesinde dilencilerin yardım talepleri ile karşılaşmak mümkün.

            Batum’un eski binaları Rus mimarisinin özellikleri taşırken oldukça bakımsız görünümdeler. Yıllardır hiç dış cephe boyası yapılmamış kirli bir görünümdeler, ilk intiba sığınmacıların ikamet mekânlarını andırıyor. Yeni inşa edilen çok katlı ve modern binaların yatırımcılarının tamamının Türkler olduğunu rehberimizden öğreniyoruz. Lüks oteller ve onların içerisinde bulunan gazinoların müşterilerinin çoğunun maalesef Türkler olduğu ve Kıbrıs’a alternatif kumarhanelerin bulunduğu bilgisini öğrendik.

            Osmanlı Devleti sınırlarından koparılarak, Rusya’ya katılan şu anda Gürcistan’a  bağlı  Özerk Acara Cumhuriyeti Başkenti Batum  gezisi sıcak bir havada hızlı bir turla sona ererek ülkemize dönmek üzere tekrar gümrük kapısına yöneldik. Gürcistan’a girişe göre daha kısa süren işlemlerden sonra güzel ülkemize dönerek Ayder yaylasına doğru yola koyulduk.

 

13.09.2017

Muharrem ÇİFCİBAŞI



Haber okunma sayısı: 548

htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER