defterk

TARSUS VE EDEBİYAT MEKTEBİ ÜZERİNE

10 Ekim 2017 Salı 07:33
tarsus-ve-edebiyat-mektebi-uzerine

Mehmet Baş gezdi, gördü ve yazdı.

 

Niğde’den birkaç arkadaşla hafta sonu Tarsus’a gittik. Tarsus şehri gerçekten gezilip görülmesi gereken tarih ve kültürle dopdolu bir şehir. Niğde’den bir solukta gidilip gelinebilecek bir yer. 

Tarsus’ta Eshab-ı Kehf mağarasını ziyaret ettik. Daha sonra Danyal as. Kabrinin olduğu camide namaz kıldık. Tarsus şehri Adana ve Mersin’den daha eski ve daha oturmuş bir kimliğe sahip. Esasında Adana ve Mersin diye bir şehir yokken Tarsus vardı diyebiliriz. Şehrin etrafını saran bu kadim güzelliği ve derin ruhsal birikimi manevi anlamda da hissedebiliyoruz.  

Tarsus’ta edebiyat öğretmenliği yapan ve yolculuğa beraber çıktığımız arkadaşlarımızdan birinin arkadaşı olan bir şahsın koordinatörlüğünü yaptığı bir proje olan edebiyat mektebi projesinin açılışına da katılma fırsatı bulduk.

Bu arada bu eski medreseyi kültür hizmetlerine tahsis eden Tarsus belediyesini takdir etmemek elde değil. Tarsus belediye başkanı ve ekibi şehri gerçekten nitelikli eserlerle donatmış. Buradan kıymetli insan Şevket Can’a yaptığı bu hizmetler için teşekkürlerimizi sunuyoruz. Onun değerli katkıları ile Kubadiye Medresesi’nin bu proje kapsamında kullanıldığını söyleyebiliriz.

Burada şair dostumuz Nurullah Genç’le ve yazar Şakir Diclehan’la karşılaştık. Program sırasında yaptığımız gözlemde, gençler her zaman ki iyi niyetleri ile yazarlardan imza alıyorlar etrafa pozitif enerji saçıyorlardı. Fakat yaşı ilerlemiş insanların yüzünde bu enerjiden eser yoktu. Keşke insanlar hep çocuk kalsalar ve çocukluğun saflığını muhafaza etseler diye düşündüm.

Tarsus’a giderken kendi yazmış olduğum kitapları hediye olarak götürdüm. Proje koordinatörü olan öğretmen arkadaşa hediye ettim. İnşallah kitapları Kubadiye medresesinde ki kitaplığa koyacaktır diye düşünüyorum. Allah nasip kısmet ederse en kısa zamanda gelip bu medreseyi yeniden ziyaret edeceğim.

Bu konuya girmişken daha evvel bir şaire kitaplarımı verdiğimde kitapları hemen orada birilerine verip elden çıkardığını görmüştüm. O zaman Edebiyatçı ve şair kimliği ile bilinen bir insana bu davranışı hiç yakıştıramamıştım. Kitaba ve insana saygısı olmayan bir insanın edep ve edebiyat iklimine ermesi gerçekten çok zor görünüyordu. Keşke dedim insanlar edebiyatı ve şiiri kendi şahsi hesaplarının bir parçası haline getirmeseler. Keşke her şey kendi doğal mecrasında aksa. Ve her şeyin kirlendiği dünyamızda bari şiir temiz kalsa.  

Son tahlilde güzel ve kısa bir seyahat oldu. Burası açıkhava müzesi gibi bir yer. Güneyin sıcakkanlı insanları burada yaşıyor. Tarsus şehri büyülü güzelliği, lezzetli mutfağı ve geçmişten gelen birikimi ile ziyaretçilerini bekliyor.

 

Mehmet BAŞ 



Haber okunma sayısı: 215

htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER