defterk

Baharda Açan Yapraklar

12 Mayıs 2014 Pazartesi 17:05
baharda-acan-yapraklar

Erol Afşin yeni kitapları, dergileri okuyup yazdı...

 










BAHARDA AÇAN YAPRAKLAR

  Bu sene havanın gidişatı değişik, insanoğlunun nerede duracağını kestirememesinden midir bilinmez hava durumu alışılmışın dışında gelişiyor. Malatya'da bu sene kayısılar yanmış tamamen. Yanan sadece kayısılar olsa neyse, nice hayaller de yanmış olmalı. Oysa bahar, yeni bir zaman diliminin habercisi, yürekleri ferahlatan gök mavisinin göz kırpışı ve toprağın yağmurla buluşmasının en mutlu günü. Bu buluşmada ise yürekleri ferahlatan taze bir toprak kokusu...

  Bu yazımda dergi ve kitaplardan kısa kısa bahsetmeye çalışacağım. Bana henüz ulaşmayan dergiler vardı, artık onları da daha sonraki yazımda konu edinirim. Alfabetik olarak ilerlemeye çalışayım, evvela dergiler...

  Dil ve Edebiyat dergisi İstanbul'da Dil ve Edebiyat Derneği tarafından çıkarılıyor. Her ay muntazam çıkıyor. Mayıs ayında çıkan 65. sayısında İbrahim Tenekeci ile yapılan "Kalıcı Olan Nedir?" başlıklı söyleşiye dikkat çekilmiş. Şiir ekseninde gerçekleşen söyleşide edebiyat yolculuğunu okuyabilirsiniz. Dergide şiir, makale, hikâye, deneme gibi türleri de görmek mümkün. Ayrıca Dil ve Edebiyat dergisi geçen yıl şiir yıllığı çıkarmaya başlamıştı. Bu yıl da 610 sayfadan oluşan hacimli bir şiir yıllığına imza atmış durumda. Yıllıkta taranan dergilerden şiirler olmakla birlikte şiire dair çeşitli yazılar da mevcut. Dergi ve yıllığı temin etmek isteyenler, www.tded.org.tr adresini ziyaret edebilirler.

  Dîvanyolu dergisi yeni yola çıkan dergilerimizden sayılır. Elimde üç sayısı bulunuyor. sanatalemi.net sitesinde bir zamanlar aynı köşeyi paylaştığımız Muammer Erkul beyefendinin genel yayın yönetmenliğinde çıkan dergi, İstanbul'dan Anadolu'ya kadar damıtılan edebî ziyafet eşliğinde istasyonlara uğruyor. Yolculuğun 1, 2, ve 3. istasyonlarına uğrayarak Malatya'da bana ulaşan dergi, zorlu bir tren yolculuğunun tatlı bir heyecanı olarak sevindiriyor adeta... Trenin raylarda acı acı çıkardığı sesler arasında istasyonlar ne büyük nimet. Demirin demiri ezmesiyle çıkardığı ezgi, bizleri muhayyileye sürüklese de bir zaman sonra bu gizemden sıyrılıyoruz... Dergide hikâye, makale ve güncele dair bilgilere ulaşırken şiire çok fazla rastlamıyoruz. Belki zamanla şiir de kendini dergide iyice hissettirir. Dîvanyolu'nun yolcuğunun baki olması dileğiyle... Dergiye ulaşmak için, www.divanyoludergisi.com istasyonuna uğrayabilirsiniz.

  Karabatak dergisi, iki ayda bir bataklıklara batmadan çıkmaya devam ediyor. İsminden ötürü  zaman zaman güzel latifelere konu olabiliyor dergi. 14. sayısıyla okurlarına ulaşmaya başlamış. Ali Ural'ın öncülüğünde çıkan dergide öykünün ağırlığını hissedebiliyorsunuz. Bu vesileyle yeni öykücüleri de görme imkanı yakalamış oluyoruz. Dergide şiir de önemli bir yere sahip. Röportaj ve denemelerle dergi kendini okutturmaya devam ediyor. Dergiye ulaşmak isteyenler, www.karabatakdergisi.com adresini ziyaret edebilirler.

  Temrin dergisi 65. sayısıyla iki ayda bir çıkmaya devam ediyor. İstanbul'dan konuk oluyor kitaplıklarımıza... Alışılagelmiş boyutların dışında kare olarak çıkan dergi özgün kapak çizgileriyle dikkat çekiyor evvela... Alperen Köseoğlu çizimleriyle derginin o sayıdaki yazıların içeriğini aksettiriyor adeta. Dergide şiir, deneme, hikâye türlerini görürken edebiyat mahfillerine dair haberlere de yer verilmiş. Her sayıda Ebru Öztürk Tinaz'ın hazırladığı Künye bölümünde ise çeşitli kitapların kısa tanıtımlarına yer veriliyor. Dergi kapağında baharın olanca güzelliğiyle geldiğinin müjdesini hissederken kitapların hayati önemine vurgu yapıldığını hissediyoruz. Dergi hakkında detaylı bilgi için,www.temrindergisi.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

  Türk Dili dergisini edebiyatla uğraşan herkes bilir sanırım. Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanan dergi 749. sayısına ulaşmış. Dergiye iki üç yıldır aboneyim. Ancak son iki yıldır çok güzel sayılara imza atıldığını söylemeden geçemeyeceğim. Ayrıca her sayıya özgün kapağıyla da okuru kendine çekmeyi başarıyor dergi. Dergide şiirler, hikâyeler, söyleşiler, kitap tanıtımları yer alıyor. Bu sayıda ise Ali Ural ile yapılan söyleşiye dikkat çekilirken, özel bölüm başlığı ile şiir nöbetinde 40. yıl ile Ebubekir Eroğlu hakkında yazılara yer verilmiş. Dergide özellikle takip ettiğim yazarlardan biri Prof. Dr. Hamza Zülfikar... Akıcı anlatımı ile Türkçe'ye dair birçok meseleyi güzel bir şekilde dile getiriyor. Bir hatırlatmada bulunayım, hemen hemen bütün fuarlara katılan Türk Dil Kurumu dergilerinin özel sayılarını da getiriyor. Meraklısına duyurulur... Dergi hakkında bilgi almak için, www.tdk.gov.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

  Türkiye Kültür Sanat Yıllığı Türkiye Yazarlar Birliğince yayımlandı. Her yıl çıkarılan yıllıkta o yıla dair edebi ve toplumsal meselelerin bir özeti yapılıyor adeta... 17 ana başlıkta toplanan yıllıkta, Necip Tosun, Funda Özsoy Erdoğan, İdris Ekinci, İbrahim Demirci, Yusuf Turan Günaydın, Ahmet Varol, Doç. Dr. Salih Yılmaz, Ercan Yıldırım, Prof. Dr. Murat Yülek, Ali Sali, Doç. Dr. İhsan Toker, Nebahat Konu Yılmaz, Faysa Soysal, Gülcan Tezcan, Sadıl Yalsızuçanlar, Dilara Coşkun, Osman Özbahçe, Ulvi Yavuz ve Ahmet Şenol yıllığa katkıda bulunan isimler arasında. Ayrıca Türkiye Yazarlar Birliği TYB Akademi adında dört ayda bir dergi çıkardığını da hatırlatalım. Dergi ve yıllığa ulaşmak için,www.tyb.org.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

  Yedi İklim dergisi köklü dergilerimizden bir tanesi. Elime 289. sayısı ulaştı. Derginin genel yayın yönetmenliğini Ali Haydar Haksal yapıyor. Geçtiğimiz Malatya Kitap Fuarında Ali Haydar Haksal ile kısaca hasbihâl edebilme fırsatı bulmuştuk. Dergide şiir, hikâye, deneme ve değerlendirmeleri görmek mümkün. Ve dergilerin önemli bir görevini de burada ifade edeyim. Yıllardır dergide yazan yazarlar bir süre sonra kitaplarını çıkarıyorlar. Bu da çok güzel bir duygu. O dergide tabiri caizse alıştırmalarını yapıyorlar, yetişiyorlar. Yazar adayları için bunun kaçınılmaz olduğunu hatırlatalım. Yedi İklim dergisine ulaşmak için www.yediiklimdergisi.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

  Birkaç dergi daha ulaşacaktı lakin çeşitli gecikmelerden dolayı ulaşmadı. Bana dergiler ulaştıkça zaman zaman köşeme taşıyacağım. Dergilere ilgi noktasında genel bir değerlendirme yapmak gerekirse insanların dergilere karşı vefasız olmamasını dilerim. Özellikle okullarımızın edebiyat kolları, üniversitelerimizin edebiyat ve sosyal toplulukları birkaç dergiye abone olarak fikir hareketi yapması gerekiyor. Sağlıklı düşünebilmek için bu şart. Malumunuz şu sıralar TRT 1 ekranlarında güzel bir dizi var. Yedi Güzel Adam... Yedi Güzel Adam dizisi dilerim "reyting" canavarına esir düşmez ve tamamlanır. Dizideki sahneleri gördükçe lise yıllarımızda böyle güzel bir atmosferimizin olmadığına hayıflanmıyor değilim, aynı şekilde üniversite yıllarımız da böyle... İmkânlar artıyor ancak neyi nerede kullanmamız gerektiği konusundaki tereddütlerimiz bizi yanılgılara sürüklüyor.

  Gelelim kitaplara... Alfabetik sırayla gideceğim ancak söz yedi güzel adamdan açılmışken, o yedi güzel adamdan biri olan Nuri Pakdil üstad ile başlamak istiyorum. Yıllar önceki mektuplara şahitlik etmek ne güzel. Hem edebî hem de tarihi belge niteliğindeki mektupları özlüyorum. Her ne kadar bugün e-posta dediğimiz "ruh"tan uzak iletişim aracı olsa da kederlerin, üzüntülerin ve sevinçlerin bulunduğu ortamın havasını teneffüs eden kâğıdın yine başka diyarlara giderek o duyguyu aynen muhatabına yansıtması ne güzeldir. İşte mektubu tılsımlı kılan ve özlemli kılan şey bu. Nuri Pakdil'in Mektupları 3 cilt olarak yayımlanmış. Kutulu olarak karton kapak ve ciltli seçenekleriyle okurlarına sunulmuş. Okurlarına ulaşması dileğiyle... e-posta nimeti var diye mektuptan kopmamak gerek. Yine mektup yazmalı ve o mektupları saklamalıyız. Kitabı temin etmek için,www.edebiyat.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

  Kıyamet Geçidi Şeref Yılmaz'ın ilk şiir kitabı. Sürmeli Türkçe kitabıyla tanıdığımız Şeref Yılmaz, yıllardır şiir yazmasına rağmen ilk şiir kitabını on dört yıl sonra çıkardığını söylüyor. 87 sayfadan oluşan kitap Ferfir yayınlarınca yayımlanmış. Kitabın sonunda ise Temrin dergisinde çıkan "Şiirin Tehlikeli Sularında" isimli yazıya yer verilmiş. Kapitalist düzenin bir ürünü olmasına rağmen bu yazıyı anneler gününde yazıyorum. Bu vesileyle Şeref Yılmaz'ın "Anne" başlıklı şiirini iktibas ediyorum. Annelerimiz bizim için bir gün değil, tüm zamanların kıymetlileridir.

            ANNE

            renklerim gökkuşağından

            nilüferler şefkat denizinde

            karnında ben büyüdüm

            sende şefkat büyüdü

            ben dünyada yürüdüm

            damarında dünya yürüdü

 

            ben büyüdüm

            sen gökkuşağı oldun

            ben sana yürüdüm

            sen erişilmez oldun

            sen küçüldükçe büyüdün

            ben büyüdükçe küçüldüm

 

            ne zaman aklıma düşsen

            bulutlar üstüme gelir

            yüreğimde damlalar

            sana çakan şimşekler

            yağmurlar sana mahsus

            yıldırımlar düşmesin..." (Kıyamet Geçidi, 23. sayfa)         

  Naz Malatya'da yaşayan ve Malatyalı olan güleç yüzlü öğretmen Nilüfer Zontul Aktaş'ın şiir kitabı. Çocuk kitaplarına imza atan ve çocukları çok seven yazarın şiir kitabı Romantik Kitap yayınlarınca 168 sayfa olarak yayımlanmış. Nilüfer hanımın kitabından bir şiirle devam edelim yine. Dünyadaki en güzel yârimize ithafen,

            YÂR

            Gönlümdeki sevgi yumağı içindesin,

            Örmeye korkarım, tükenir misin yâr?           

            Gönlümdeki incili tahtın sahibisin,

            Ağlasam korkarım, incileri döker misin yâr?

 

            Gönlümdeki hasret ağacının en kokulu çiçeğisin,

            Koklamaya korkarım solar mısın yâr?

            Gönlümdeki aşk denizinin ışıldayan fenerisin,

            Yol almaya korkarım, söner misin yâr?

 

            Gönlümdeki esen yelin bıraktığı dalımsın,

            Unutsam elimi korkarım, kırılır mısın yâr?

            Söyle, kırılır mısın yâr? (Naz, 107. sayfa)

  Duran Boz'un yayına hazırladığı Okuma HikâyeleriYazma Hikâyeleri büyük emek mahsulü iki güzel eser. Birbirinden değerli tanıdığımız/tanımadığımız yazarların okuma ve yazma hikâyelerine yer verilmiş bu eserlerde. Yazarların okuma ve yazma serüvenleri eşliğinde edebiyatın insanı kuşatan gücünü görebilmek açısından önemli. Malumunuz son zamanlarda yazarlık okulları/atölyelerini çok sık duymaya başladık. Yazarlık okulları ve atölyelerinde yazarlık sökülebilir mi bu ayrı bir dosya konusu fakat bu kurslara giden arkadaşlarımıza bu iki güzel eseri özellikle tavsiye ederim. Yazabilmek için kaynağı beslemek lazım kaynağı beslemenin yolu da okumaktan geçer. Tecrübelerle harmanlanmış bir okumanın ve yazmanın tadı farklı olsa gerek. Aynı hatalar girdabında boğulmamak ve zaman kaybına uğramamak adına bu tür hikâye/anı türü eserlerin yayımlanması güzel bir gelişme... Okuma Hikâyeleri 384 sayfa ve Yazma Hikâyeleri ise 424 sayfa ile Hangar Kitap yayınları tarafından yayımlanmış. Temin etmek için,
www.hangarreklam.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

            Bu yazı vesilesiyle kitap ve dergi gönderenlere teşekkür ederim. Bu güzel çalışmaları meraklılarına haberdar edebilirsek ne mutlu bize. İyi ve güzelin hakim olduğu, sünî engellerin olmadığı bir dünya temenni ederek engelli kardeşlerimizin engelliler haftasında daha çok hatırlanarak sorunlarının ivedi çözülmesi umuduyla, selam ve muhabbetle...


Erol Afşin 




Haberin etiketleri:

erol afşin, kitap, dergi, defterk


Haber okunma sayısı: 3004

htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER