defterk

TÜRKİYE'DE MİLLİ EĞİTİM VE SINAV SİSTEMLERİ

01 Ekim 2017 Pazar 22:32
turkiyede-milli-egitim-ve-sinav-sistemleri---

Korkut Daban yazdı.

 

Sevgili öğrencilerimiz ve çok kıymetli velilerimiz. Meslek hayatıma başladığım andan itibaren temel prensibim Eğitim Danışmanı olarak öğrenci ve velilere yol göstermenin önemini her fırsatta dile getirmişimdir. Rehberlik sorumluluğunu ise daha çok insanları psikolojik anlamda rahatlatmak noktasında kullanmaya özen göstermişimdir. İşte bu noktada gerek öğrencilerimizin gerekse velilerimizin zihninde oluşan olası sorulara cevap niteliğinde bir köşe yazısı hazırlama gereği hissettim.

Cumhuriyetin kurulduğu tarihten bu yana ülkemizde üzerinde en çok konuşulan ve de tartışılan alanların başında Eğitim ve Öğretim gelmektedir. Toplumun bugününü ve yarınlarını bina edecek olan bu kavram üzerinde yıllarca konuşulmasına ve de tartışılmasına rağmen makul bir sonuca varılamamış olması da ayrı bir tartışma ve yazı konusudur.


Eğitim ve Öğretim ile ilgili kanımca en büyük sorun ne müfredat ne ders programları ne de sınav sistemleridir. İsminin başında "Milli" ifadesi bulunan bir bakanlığın eğitim ve öğretimde özgün bir model bulamayarak "Milli" yani yerli olamaması en büyük manidir diye düşünüyorum. Özellikle Eğitim Fakülteleri başta olmak üzere birçok akademik platformlarda başarılı olmuş ülke modellerini anlatmak suretiyle, aslında kendimizi “Milli” çözümlerden uzak tutmuş bulunmaktayız. Ancak sürekli olarak bize kültürel anlamda çok uzak ve sözde ideal modelleri inceleyip bir türlü pratikte hayata geçiremeyince, sonuçta bu çalışmalar Milli Eğitim dünyamızda maalesef proje mezarlığına dönüştü. Zaten son 15 yılda ki Milli Eğitim Bakanlığında ki bürokrasi kadrolarında gözlenen hareketlilikler de bizlere bu mesele ile ilgili olarak önemli ipuçları vermektedir.

Son 10-15 yılda Türkiye’nin birçok sahada ki gelişmişliği bizzat uluslararası kuruluşlar tarafından da istatistiki göstergeler nezaretinde takdire şayan bir şekilde kabul görmüştür. Örnek verecek olursak; sağlık bilimleri alanında ülke genelinde yapılan yatırımların karşılığında hastane inşaatları ve hastalıklarla mücadele hususunda toplumun memnuniyet oranlarının yüksekliği bunun için en büyük ispattır diyebiliriz. Artık İngiltere dahil olmak üzere bir çok Avrupa ülke insanın Sağlık Turizmi ile ülkemize gelerek tedavi olmaları da gerçekten çok ama çok ciddiye alınması gereken bir gelişmenin tezahürüdür.


Ancak buna mukabil Milli Eğitim Bakanlığı nezdinde yapılan yatırımların aynı düzlemde karşılık bulmadığını gözlemleyebiliyoruz. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse okul binalarının yanı sıra derslik sayılarının arttırılması ve yine teknolojik anlamda da akıllı tahta, tablet kullanımına geçilmesi asla göz ardı edilemez bir gerçektir. Yine öğrencilere ait ders kitaplarının okul açılışında ücretsiz olarak verilmesi gibi adeta Devrim niteliğinde sunulan hizmetlere karşılık elle tutulur bir sonuç elde edilememesi, sayın Cumhurbaşkanımızın son açıklamalarına zemin hazırladığını düşünüyorum.

Olaya bir de şu gözle bakmanızı rica ediyorum. Bir baba düşünün ki çocuklarının okuması için tüm varlığını seferber ediyor. Ancak tüm varını yoğunu feda etmesine karşın çocuklarında en ufak bir başarı belirtisi göremiyor. Bu durumda haklı olarak feryat ve feveran ediyor. Cumhurbaşkanımızın yapmış olduğu açıklamayı bu emsalde değerlendirmek daha mantıklı olacaktır diye düşünüyorum. Açıkçası doğru bir ifade yanlış bir zamanda dile getirildi diye düşünüyorum. Keza henüz sezon başında yapılan muhtelif açıklamalar öğrencilerin zihinlerinde soru işaretlerine ve dolayısıyla da motivasyon kaybı yaşanmasına neden olmaktadır.

Ancak üzüntü ile belirtmek isterim ki konuya dâhil olması gereken paydaşlardan kimsenin bir açıklama dahi yapmaması, Cumhurbaşkanımızın TEOG (Temel Eğitimden Orta Eğitime Geçiş) ve YGS (Yükseköğretime Geçiş Sınavı) ile ilgili dile getirdiği şikayeti maalesef popüler bir haber olarak her zamanki gibi gündemde gereksiz manada eleştirildi. Ve bu konular ile ilgili olarak sadece YÖK (Yükseköğretim Kurumu) Başkanı Sayın Yekta SARAÇ bir açıklama yaptı. Öğrencilere çalışmalarına aktif olarak kaldıkları yerden devam etmenlerini söyledi.

 

Evet sonuç olarak şunu söylemek istiyorum. Gerek liselere gerekse üniversitelere öğrenci yerleştirilmesi hususunda kalabalık genç nüfusumuz gereği en azından bir sıralama yapılması elzemdir. Bu sıralama içinde mutlak surette bir sınav (Uygulama) yapılması kaçınılmazdır. İşte tamda bu noktada siz değerli velilerimize uyarımız öğrencilerimize her şeyin yolunda ilerlediğini aktarmak olacaktır. Yine genç öğrenci kardeşlerimize de her zamanki gibi okul derslerine ve de müfredata uygun kaynaklar kullanmalarını tavsiye etmekteyiz. Ayrıca asla hız kesmeden ve bir motivasyon kaybı yaşamadan yine okul derslerine ve de yazılı sınavlarına yönelik çalışmalarına devam etmelidirler. Başarıya giden yolun azim ve kararlılıktan geçtiğini unutmayın sakın!

                                                                                                    Korkut DABAN



Haber okunma sayısı: 361

htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER