defterk

DOĞU KARADENİZ: AYDER YAYLASIN’DAN UZUN GÖL’E-3

Muharrem Çifcibaşı

Muharrem Çifcibaşı

E-Posta : muhcif50@hotmail.com

          ,
             Akşam yaklaşırken kıvrımlı yollardan geçerek ünlü Ayder Yaylasında konaklamak üzere yolculuğumuz devam etti. Ana Haber programlarına, belgesellere ve kartpostallara konu olan Ayder Yaylası ülkemizde görülmesi gereken yerler arasında gösterilir. Bu tanıtımlar haliyle bizi de etkilemişti. Görselliğini çok merak ettiğimiz,  yayla turizminin önde gelen merkezlerinden biri konumunda idi.

            Akşamın karanlığında ulaştığımız için Ayder yaylasını gezme hevesimizi sabaha bırakarak Ayder otele yerleştik. Biz merdivenlerden, eşyalarımız var gel aracılığı ile otele ulaştı.

Tamamen ahşaptan yapılmış olan ve farklı eklentilerden oluşan otelin kısmetimize 107 merdivenle ulaşabildiğim odasına yerleşebildik. Tavan penceresi gökyüzüne açılan otel odasında her harekette ahşap gıcırtıları duyulurken, dumanlar arasında kaybolan orman kaplı tepeler her yana hâkimdi.

Sabah herkes uykuda iken merak ettiğim Ayder Yaylasını dolaşmaya başladım ki; ne görsem? Yolun sağına ve soluna sıralanmış otel, pansiyon ve kiralık odalardan oluşan bir yerleşim merkezi. Yeşili görmek için Ayder’in dışına çıkmak gerekiyor. Yani biraz rant kokusu alanlar Ayder Yaylasını işgal etmişler. Yayla şenliklerinin düzenlendiği küçük bir çim alan ve Gelin Tülü Şelalesinin izlenebildiği bir seyir terası kalmış. Seyir terası da çay bahçesine dönüştürülerek soygun merkezi olmuş. Konaklama, yiyecek,  içecek ve hediyelik eşya fiyatları turist kaçırmaya aday.

Şelalelerin her yerde sizi karşıladığı, Doğu Karadeniz de ekibi en çok yoran Mençuna Şelalesi’ne ulaşmak oldu. Eğimin her an yükseldiği, yüksek doğal merdivenlerden çıkılarak ve dönüş yapanlara ne kadar kaldı diye sorulduğunda az kaldı cevabına rağmen bir türlü ulaşılamayan şelale, dağların arasına saklanmış, oldukça yüksekten düşen ve sallanan tahta köprü ile ulaşılan şelale ekibi oldukça zorladı.

Mençuna Şelalesi, Artvin’in Arhavi ilçesinde bulunan bir şelaledir. Doğası ile bizleri kendine hayran bırakan Karadeniz’de muhteşem bir doğa mirası olan Mençuna Şelalesi Arhavi ilçesinin en çok ziyaret edilen yerlerinden biridir. Her geçen yıl turizm değerini yükselten Mençuna Şelalesi’nin çevresinde doğal ormanlar, çeşitli bitki örtüleri, yaban hayatı ve tarihi köprüler bulunmaktadır.

Arılı Dağları’ndan doğan ufak derelerin birleşmesiyle oluşan Mençuna Şelalesi yaklaşık 100 metre yüksekliğe sahiptir. Bu yükseklikten dökülen sular vadi tabanında yaklaşık 200 metrekarelik bir göl oluşturur. Gölün hemen ardından yaklaşık 10 metre yükseklikteki ikinci şelaleden yoluna devam eden su, 200 metre kadar sonra Kamilet Deresi’yle buluşmaktadır.

Artvin’de gezilecek yerler listemizin de başında gelen Mençuna Şelalesi, kar sularının eridiği Nisan ve Mayıs aylarında daha bir güzeldir. Gürül gürül akan sular, yemyeşil bir doğa tüm ziyaretçileri olduğu gibi sizi de büyüledi.

 

Turumuzun diğer bir durağı ise; Çamlıhemşin’de bulunan Zil Kale idi. Bizim otobüsümüzün geçemeyeceği dar yollar nedeniyle daha küçük taşıtları olan, yörenin Şamata Tur araçlarına geçtik. Yerel lehçe ile konuşan, fıkralar anlatan, Karadeniz şarkıları söyleyen ve şarkının ritmine göre arabayı bile oynatan sürücüler bizi şaşırttı.

İpek Yolunu kontrol etmek üzere inşa edilen Zil Kale, geçiş güzergâhına ve tepelere hâkim bir konumda, Rize’nin Çamlıhemşin ilçesi sınırlarındaki kendi adının verildiği köyde bulunan görkemli yapı, adeta tarihe ışık tutuyor. Denizden 750 metre, hemen altında akmakta olan Fırtına Deresi’nden de 100 metre yükseklikte, sarp bir kaya üzerinde 14. yüzyılda inşa edildiği tahmin edilen Zil Kale, ihtişamlı görüntüsüyle yüzlerce metre ötelerden de görülebiliyor.

Trabzon İmparatorluğu zamanında yapılan Zil Kale, 8 burç ve bir gözetleme kulesi, dış ve orta surlar ile iç kaleden oluşuyor. Kalede muhafız binası, şapel ve baş kule bölümleri yer alıyor. Kulenin dört katlı olduğu, duvarlardaki hatıl izleri ve kiriş deliklerinden anlaşılıyor. Pazar Kız Kulesi, Ciha Kalesi ve Çamlıhemşin Kale-i Bala ile bağlantılı haberleşmede de Zil Kale’nin orta noktada önemli bir misyona sahip olduğu  Osmanlı Devleti, bölgeyi fethettikten sonra kale askeri amaçlı olarak kullanılmış.

Karadeniz ile bütünleşen Uzun Göl, kartlarda gördüğümüz gibi kalmamış. Maalesef para kazanma uğruna gölün etrafı alabildiğine, gelişigüzel yapılaşmaya esir düşmüş. Göl etrafında ki; irili ufaklı otellerin, panayır çadırlarının,  satıcıların istilasına uğramış. Arap turistlere bir şeyler satarken kazıklamak isteyenler Uzun Göl’e üşüşmüş. Kısaca hayal kırıklığına uğradık, ne manzara kalmış, ne güzellik. Varsa, yoksa para kazanma hırsı gölü kirletmiş.

Geceyi Giresun Amazon Otelde geçiren tur ekibi, Ordu Boztepe’den Ordu şehrini izleme imkânı buldu. Otobüsle Boztepe’ye çıkıp teleferikle inmek ayrı bir zevkti. Teleferikte iken Ordu Şehrinin tamamını her açıdan görme imkânı bulabilirsiniz.


Samsun Karadeniz’deki son durağımız oldu. Bölgenin en büyük ve gelişmiş şehri Samsun İlk Adım Anıtına da ev sahipliği yapıyor. Karadeniz sahiline inşa edilen güzel bir parkın içerisinde bulanan Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıktığı Bandırma Vapurunu gererek tarihe tanıklık ettik.

Samsun’da en fazla ziyaret edilen diğer bir eser Atatürk Anıtı. Dünya da denge sağlama özelliği ile dört eserden biri olan Ata’nın at üzerinde resmedildiği heykel, her ziyaretçinin resim çektirmek istediği bir eser.

            Mustafa kemal’in Samsun’a ayak basarak başlattığı Milli Mücadele’nin sembolü Onur Anıtı, Samsun’un simgesi sayılan bronz Atatürk Heykeli, Samsun halkını kendi aralarında para toplayarak Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Kriphel’e yaptırılmıştır. Kaidesi ile birlikte 8.85 metre olan anıt denge açısından da önem arz eder.

            Şehzadeler kenti Amasya, Ferhat ile Şirin’in aşklarının yaşandığı, Yeşilırmak Nehrinin ortasından geçtiği şirin bir ilimiz son ziyaret yerimiz oldu. Yeşilırmak’ın sağına ve soluna sıralanan Amasya’ya has evler ve şehre hâkim kalesi, Ferhat ve Şirin figürleri görülmesi gereken yerler.

          Şehzade Bayezid (Yıldırım Bayezid), Şehzade Çelebi Mehmet (I. Mehmet):, Şehzade Murad (II. Murad), Şehzade Ahmet Çelebi, Şehzade Mehmed (Fatih Sultan Mehmet, Şehzade Alaeddin, Şehzade Bayezid (II. Bayezid), Şehzade Ahmed, Şehzade Murad ,Şehzade Mustafa,, Şehzade Bayezid,, Şehzade Murad (III: Murad)’ın görev yaptıkları Amasya’ya akşam namazı ile veda ederken, güzel resimler, sıkı dostluklar ve eğlenceli yolcukla Doğu Karadeniz’i tanıma imkanı bulmanın mutluluğu yorgunlukları unutturdu.

 

27.09.2017

Muharrem ÇİFCİBAŞI


İzlenme: 56
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR